29 Temmuz 2011 Cuma

Karanlık prens!





















Zamanımızın en karanlık ozanlarından Chris Corner, IAMX ismiyle yayınladığı 4. albümü "Volatile Times"la her zerresiyle dramatik, şiirsel ve teatral etkili bir müzik nasıl yaratılır, bir kez daha kanıtladı. Ve "Ghosts of Utopia"nın ardından bu albümden çıkan ikinci single "Bernadette" için çekilen yepyeni video ile kesif karanlığını bir pelerin gibi bir kez daha omzumuza iliştirdi. Şüphesiz "Bernadette", zor rastlanır güzellikte, etkileyici bir şarkı; şimdi de görülüyor ki klibi de kendisine yakışır biçimde kotarılmış: Flu, zamansız ve şairane!


28 Temmuz 2011 Perşembe

Sarsıcı anlar, kırılgan hayvanlar...














Wild Beasts'in 3. albümü "Smother" şüphesiz yılın ilk yarısının en iyi 5 albümünden biri... Her albümde giderek daha sakin, derin ve kendinden emin sulara açılan Wild Beasts, "Smother"la daha sarsıcı sözlerle, daha karanlık, çarpıcı melodilerle ulaştı ve eleştirmenler dahil tüm bir müzik alemini derinden etkileyerek adını büyük gruplar arasına yazdırdı. Henüz albüm çıkmadan piyasaya sürülen ve tüm bu olgun ruh halini işaret eden "Albatross", yeni Wild Beasts cephesinden gelen ilk klipti. Şimdi ise albümün eşsiz güzelliklerinden "Bed of Nails" için çekilen ikinci klip arz-ı endam ediyor... Umarım bir gün onları yeniden İstanbul'da kanlı canlı izleme şansı yakalarız.

26 Temmuz 2011 Salı

Yeni bir Björk- Michel Gondry ortaklığı...















Björk'in yeni projesi "Biophilia" için Eylül ayına kadar gün sayaduralım, albümün ilk video'su "Crystalline" bugün itibariyle dijital ortamlara sirayet etti. Şimdiye dek "Human Behavior", "Hyperballad", "Bachelorette", "Isobel", "Joga" ve "Declare Independence" şarkılarının klibinde birlikte çalışan Björk- Michel Gondry ikilisinin imzasını taşıyan "Crystalline", tam da şu saatler itibariyle ilk kez görücüye çıktı. Kliple ilgili benim ilk hissim bir önceki Gondry'li Björk kliplerine göre daha soğuk, daha kavramsal ve kapalı olduğu yönünde. Yeni çıkacak bir albümün lansman video'su olma niteliğini taşıyor mu, bu tartışmalı görünüyor. Çünkü yeni klipte daha çok ikinci ya da üçüncü sırada gelebilecek, post prodüksiyon hilelerinden ve masa üstü uygulamalardan ibaret bir "ara" video tadı var. Klip boyunca Björk'ü neredeyse hiç görememiz ve sanatçının son derece çarpıcı yeni imajına ilişkin hiçbir fikir sahibi olamamamız da bu hissiyatı güçlendiriyor. Ama şarkı son derece tatmin edici ve yeni gelen albüme ilişkin merak dozunu artırıcı güçte. İzleyelim, görelim.

24 Mayıs 2011 Salı

Düşenin dostu olmaz!













Gorillaz / The Fall

Berlin ayağını benim de izleme şansını yakaladığım çok ihtişamlı “Plastic Beach” turnesi sırasında yollarda, otel odalarında kaydedilen bu “ara” Gorillaz albümü, yılın ilk büyük sürprizlerinden biri oldu.

Son derece sakin, minimal ve iddiasız bir tona sahip “The Fall”, diğer Gorillaz yapımlarına göre çok daha karanlık, kişisel ve ağır sularda ilerliyor. Yollarda, otel odalarında kaydedilmiş olması, onu büyük orkestrasyonlara sahip büyük bir albüm olmaktan çıkarıp, kişisel klavye becerileriyle bezeli küçük ve mütevazi bir yapıma dönüştürüyor. Elbette bu hem şarkıların hazmını zorlaştırıyor, hem de bildik Gorillaz eğlencesini, daha içe dönük, karanlık ve tekinsiz köşelere doğru sürüklüyor.

Son sözde The Fall, tıpkı adı gibi, hızlı ve haz dolu kimyasal bir gecenin, büyük ve sert düşüşlerinden birini anımsatıyor. Damon Albarn’ın yorgun ve kısık sesinden muhteşem güzellikteki “Revolving Doors” ve Bobby Womack’ın vokaliyle “Bobby in Phoenix”e özellikle dikkat. Çünkü bu düşüş, ancak bu şarkılarla atlatılabilir.

7 Nisan 2011 Perşembe

Albatross kanatlandı!














Albatros kuşunun farkı ne kanadında, ne boyunda, ne uçuşunda saklı. Albatrosta hiçbir kuşta olmayan tek şey var: Tıpkı insanlardaki gibi iki gözünün de yüzünün önünde bulunması! Albatrosların gözleri diğer kuşlardaki gibi kafalarının sağ ve sol taraflarında değil tam yüz kısmında ve öne bakar halde. Charles Baudelaire'in Les fleurs du mal'ında yer alan müthiş Albatros şiiri de bu deniz kuşlarının büyüsünü ve korkusunu paylaşır bizimle. Belki de denizlere ve bir mai-siyah büyüye tutksak oluşlarını...

Wild Beasts'in 9 Mayıs'ta çıkacak "Smother" albümünün müjdecisi "Albatross", geçtiğimiz aylarda dijital ortamlara nüfuz etmişti. Şimdiyse bir Baudelaire şiiri kadar yumuşak bu büyülü şarkı kendine yakışır bir video ile semalarımıza yeniden giriyor. Belki de Kötülük Çiçekleri'nin ve bilge deniz kuşunun sırrı, bu videoda saklıdır.


29 Mart 2011 Salı

Olgunluğun zarafeti!














Let England Shake- PJ Harvey

Muhteşem “White Chalk”tan dört yıl sonra gelen yeni PJ Harvey albümü “Let England Shake”’in taa Riga’lardan getirilip bana armağan edilmiş plağını dinlerken bir kez daha düşünüyorum: PJ Harvey gibi yaş almak istiyorum. Sahip olunan yetenekle her geçen yıl O’nun gibi mucizevi noktalara sıçrayarak değilse de böyle kendinden süzülmeyi, akmayı bilerek, derinleşirken aynı anda sadeleşerek, tepki koymaktan, karşı çıkmaktan korkmayarak… Bir yaşam bilgeliğini tüm dertleriyle sırtlanarak ve bu dertlere sahip olmaktan gurur duyarak! Tüm bu söylediklerimi fazlasıyla içinde barındıran “Let England Shake” hemen gösteriyor ki PJ Harvey’i dört yıl beklediğimize fazlasıyla değmiş.

Bu albümde Pj Harvey, hem müzikal hem düşünsel olgunluğunun eseri tam 12 muhteşem şarkı sunuyor bize. Dünyayı yönetenlere, politikacılara, ordulara ve militarizme duyduğu kızgınlıkları, son derece sakin, kendinden emin bir tonda dile getiriyor ve hem kendi müzikal tarihinin hem de yılın en iyi işlerinden birine imza atıyor. Bir önceki albümü White Chalk’la belirginleşen sessiz ve bilgece öfkesine ve derinliğine, bir o kadar sakin ve içten bir halka ekliyor. Hiç bağırmadan, kendini kaybedip öfkesini sertçe suratımıza çarpmadan kirlenen içini temizliyor. Bilgelik pelerininin altından sarkastik bir ifadeyle gülümserken zarafetiyle büyülüyor. Bir İngiliz olmanın dertlerini ve İngiltere’nin kirli yüzünü önümüze sermekten hiçbir çekince duymuyor.

Dorset’te deniz kenarındaki bir kayalığın üzerinde yer alan, 19. yüzyıldan kalma bir kilisede kaydedilen bu nefis albümün yapımcılığını John Parish, Avustralyalı müzisyen/prodüktör Mick Harvey ve İngiliz prodüktör Mark Ellis üstlenmiş. Pj Harvey’in yeni enstrümanı Autoharp, yeni albümün ruhu, tınısı, en büyük rengi olmuş.

Özellikle şaşırtıcı derecede zarif “The Glorious Land”, bir Nick Cave şarkısı tadındaki “The Words That Maketh Murder”, fikrimce albümün en iyisi “On Battleship Hill” ve unutulmaz güzellikteki “In The Dark Places”i itinayla ve keyifle dinleyin.

4 Mart 2011 Cuma

Kalbi kırık Überlin...













R.E.M’in yepyeni albümü “Collapse Into Now” yayınlandı. İlk klip ise şüphesiz albümün en iyilerinden Überlin’e geldi. Überlin’in klibinde “Kick- Ass” ve “Nowhere Boy”dan da hatırlayacağımız Aaron Johnson oynuyor. Klibiyle Radiohead’in “Lotus Flower” klibinin kaldığı yerden devam ediyormuş hissi veren Überlin, şüphesiz yepyeni R.E.M albümü için eşsiz bir referans olacak netlikte ve yoğunlukta. Bir anlamda grubun efsanevi "Automatic For The People" dönemine bir dönüş sayılabilecek Überlin, yumuşak, kırılgan, akılda kalıcı ve etkili. Ama kesinlikle yalnız değil, albümde an az onun kadar etkileyici başka şarkılar da var. Kırık kalplerin, terk edilen şehirlerin ve evlerin şarkısı “Oh My Heart”, buruk gülümsemesiyle “Every Day is Yours to Win”, James Dean’le yaşadığı büyük aşk ve biseksüelliğiyle de kült bir figür olan Marlon Brando’ya yazılan “Me, Marlon Brando and I” ve Patti Smith’in nefis bir vokalle eşlik ettiği unutulmaz güzellikteki “Blue”, bu çok etkili şarkılar arasında yer alıyor. R.E.M, 3 yıllık bir bekleyişin ardından çıkardığı “Collapse Into Now” ile, bir önceki albüm “Accelerate”ten çok daha yoğun ve güçlü şarkılar armağan ediyor.


REM - Überlin [Clip officiel]