14 Aralık 2011 Çarşamba

2011'in en iyi albümleri...


2011’de ağıma takılan albümlerden işte benim süzdüklerim... Daha çok hafızaları tazelemek, atladıklarımızı, unuttuklarımızı yeniden hayatımıza dahil etmek için! En nihayetinde herkesin iyisi kendine.

1- Other Lives- Tamer Animals

Doğa ve insan arasındaki kimya… Bir filozofun derin sözleri… Yoğun ve yalın… Samimi ve yeni… Other Lives’in albümü yılın en başkası, en özeliydi.



2- The Antlers- Burst Apart

Amerika’dan çıkma bir grup bu kadar Avrupalı, derin ve dertli nasıl parlayabilir bilmiyorum. İstanbul konserleri yılın en iyi konseriydi. Burst Apart, her şarkısıyla ve melodisiyle sanki bir ömre yeterdi.


3- Pj Harvey- Let England Shake

Yaş almanın, dönüşmenin, kendi kabuğundan yeni bir “ben” doğurmanın en zarif hali. Nefes kesici White Chalk’tan sonra Let England Shake’le resim tamamlanıyor. Anksiyete gitti, yerine olgun bir bilge geldi.


4- Wild Beasts- Smother



5- Stateless- Matilda



6- Zomby- Dedication



7- James Blake- James Blake



8- Jamie Woon- Mirrorwriting



9- Radiohead- The King of Limbs



10- Glasvegas- Euphoric /// Heartbreak



11- Austra- Feel it Break



12- Bon Iver- Bon Iver



13- Bodi Bill- What



14- IamX- Volatile Times



15- Washed Out- Within and Without



16- King Creosote & Jon Hopkins- Diamond Mine



17- My Brightest Diamond- All Things Will Unwind



18- REM- Collapse Into Now



19- Metronomy- The English Riviera



20-Kate Bush- 50 Words of Snow



21- Nicolas Jaar- Space is only Noise

22-Moby- Destroyed

23-Peter Gabriel- New Blood

24-Feist- Metals

25-Björk- Biophilia

26-Danger Mouse &Danielle Luppi- Rome

27-Zola Jesus- Conatus

28-GusGus- Arabian Horse

29-Ane Brun- It All Starts With One

30-Tom Waits- Bad As Me

31-Apparat- Devil’s Walk

32-Ladytron- Gravity The Seducer

33-Suuns- Zeroes QC

34-Lykee Li- Wounded Rhymes

35-Kasabian- Velociraptor

36-Patrick Wolf- Lupercalia

37-M83- Hurry up, We’re Dreaming

38-The Field- Looping State of mind

39-Destroyer- Kaputt

40-Anna Calvi- Anna Calvi

7 Aralık 2011 Çarşamba

İster şurup, ister şarap niyetine!





















21 Şubat 2012'de yayınlanacak yepyeni Tindersticks albümü “The Something Rain”in ilk ayak sesleri duyuldu: Albümün medarı iftiharı “Medicine” görücüye çıktı. Ve ben bugün ilk kez "Medicine"ı dinlerken şunu düşündüm. Uzun zamandır bu kadar taze ve farklı tınlayan bir Tindersticks şarkısı dinlememiştim. Uzun zamandır hiçbir Tindersticks şarkısını böyle sevmemiştim. 2010 tarihli önceki albüm "Falling Down a Mountain"ın yarattığı hayal kırıklığı, yerini derin ve sakin, bambaşka sulara bırakacak gibi görünüyor. İşte terkedilmiş kadehler, toz tutmuş çocukluk oyuncakları, kullanılmış kibritler ve ertelenmiş dizeler kadar esrik "Medicine"... Anlaşılıyor ki yıllar sonra yeniden, yeni bir Tindersticks albümü için heyecanlanmaya değer.

29 Temmuz 2011 Cuma

Karanlık prens!





















Zamanımızın en karanlık ozanlarından Chris Corner, IAMX ismiyle yayınladığı 4. albümü "Volatile Times"la her zerresiyle dramatik, şiirsel ve teatral etkili bir müzik nasıl yaratılır, bir kez daha kanıtladı. Ve "Ghosts of Utopia"nın ardından bu albümden çıkan ikinci single "Bernadette" için çekilen yepyeni video ile kesif karanlığını bir pelerin gibi bir kez daha omzumuza iliştirdi. Şüphesiz "Bernadette", zor rastlanır güzellikte, etkileyici bir şarkı; şimdi de görülüyor ki klibi de kendisine yakışır biçimde kotarılmış: Flu, zamansız ve şairane!


28 Temmuz 2011 Perşembe

Sarsıcı anlar, kırılgan hayvanlar...














Wild Beasts'in 3. albümü "Smother" şüphesiz yılın ilk yarısının en iyi 5 albümünden biri... Her albümde giderek daha sakin, derin ve kendinden emin sulara açılan Wild Beasts, "Smother"la daha sarsıcı sözlerle, daha karanlık, çarpıcı melodilerle ulaştı ve eleştirmenler dahil tüm bir müzik alemini derinden etkileyerek adını büyük gruplar arasına yazdırdı. Henüz albüm çıkmadan piyasaya sürülen ve tüm bu olgun ruh halini işaret eden "Albatross", yeni Wild Beasts cephesinden gelen ilk klipti. Şimdi ise albümün eşsiz güzelliklerinden "Bed of Nails" için çekilen ikinci klip arz-ı endam ediyor... Umarım bir gün onları yeniden İstanbul'da kanlı canlı izleme şansı yakalarız.

26 Temmuz 2011 Salı

Yeni bir Björk- Michel Gondry ortaklığı...















Björk'in yeni projesi "Biophilia" için Eylül ayına kadar gün sayaduralım, albümün ilk video'su "Crystalline" bugün itibariyle dijital ortamlara sirayet etti. Şimdiye dek "Human Behavior", "Hyperballad", "Bachelorette", "Isobel", "Joga" ve "Declare Independence" şarkılarının klibinde birlikte çalışan Björk- Michel Gondry ikilisinin imzasını taşıyan "Crystalline", tam da şu saatler itibariyle ilk kez görücüye çıktı. Kliple ilgili benim ilk hissim bir önceki Gondry'li Björk kliplerine göre daha soğuk, daha kavramsal ve kapalı olduğu yönünde. Yeni çıkacak bir albümün lansman video'su olma niteliğini taşıyor mu, bu tartışmalı görünüyor. Çünkü yeni klipte daha çok ikinci ya da üçüncü sırada gelebilecek, post prodüksiyon hilelerinden ve masa üstü uygulamalardan ibaret bir "ara" video tadı var. Klip boyunca Björk'ü neredeyse hiç görememiz ve sanatçının son derece çarpıcı yeni imajına ilişkin hiçbir fikir sahibi olamamamız da bu hissiyatı güçlendiriyor. Ama şarkı son derece tatmin edici ve yeni gelen albüme ilişkin merak dozunu artırıcı güçte. İzleyelim, görelim.

24 Mayıs 2011 Salı

Düşenin dostu olmaz!













Gorillaz / The Fall

Berlin ayağını benim de izleme şansını yakaladığım çok ihtişamlı “Plastic Beach” turnesi sırasında yollarda, otel odalarında kaydedilen bu “ara” Gorillaz albümü, yılın ilk büyük sürprizlerinden biri oldu.

Son derece sakin, minimal ve iddiasız bir tona sahip “The Fall”, diğer Gorillaz yapımlarına göre çok daha karanlık, kişisel ve ağır sularda ilerliyor. Yollarda, otel odalarında kaydedilmiş olması, onu büyük orkestrasyonlara sahip büyük bir albüm olmaktan çıkarıp, kişisel klavye becerileriyle bezeli küçük ve mütevazi bir yapıma dönüştürüyor. Elbette bu hem şarkıların hazmını zorlaştırıyor, hem de bildik Gorillaz eğlencesini, daha içe dönük, karanlık ve tekinsiz köşelere doğru sürüklüyor.

Son sözde The Fall, tıpkı adı gibi, hızlı ve haz dolu kimyasal bir gecenin, büyük ve sert düşüşlerinden birini anımsatıyor. Damon Albarn’ın yorgun ve kısık sesinden muhteşem güzellikteki “Revolving Doors” ve Bobby Womack’ın vokaliyle “Bobby in Phoenix”e özellikle dikkat. Çünkü bu düşüş, ancak bu şarkılarla atlatılabilir.

7 Nisan 2011 Perşembe

Albatross kanatlandı!














Albatros kuşunun farkı ne kanadında, ne boyunda, ne uçuşunda saklı. Albatrosta hiçbir kuşta olmayan tek şey var: Tıpkı insanlardaki gibi iki gözünün de yüzünün önünde bulunması! Albatrosların gözleri diğer kuşlardaki gibi kafalarının sağ ve sol taraflarında değil tam yüz kısmında ve öne bakar halde. Charles Baudelaire'in Les fleurs du mal'ında yer alan müthiş Albatros şiiri de bu deniz kuşlarının büyüsünü ve korkusunu paylaşır bizimle. Belki de denizlere ve bir mai-siyah büyüye tutksak oluşlarını...

Wild Beasts'in 9 Mayıs'ta çıkacak "Smother" albümünün müjdecisi "Albatross", geçtiğimiz aylarda dijital ortamlara nüfuz etmişti. Şimdiyse bir Baudelaire şiiri kadar yumuşak bu büyülü şarkı kendine yakışır bir video ile semalarımıza yeniden giriyor. Belki de Kötülük Çiçekleri'nin ve bilge deniz kuşunun sırrı, bu videoda saklıdır.